941-A A+A

331: Tarikatlardaki Zikirler Hakkında

Soru:

Selamun aleykum hocam, günümüzde yaygınlaşmış olan tarikatlarda meclislerde yapılan toplu değişik değişik sesler çıkarıp yapılan zikirlerin İslam'da yeri var mıdır? Bidat mıdır?

Cevap:

Aleykum selam ve rahmetullahi ve berekatuhû. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a, salât ve selam efendimiz Rasûlullah’a, ehli beytine, ashabına ve yolunu takip eden mü’minlere olsun.

Günümüzde toplanarak sesli bağırarak zikir yapmak, def çalıp şiş vurmak, sema dönmek İslam’da yeri olmayan bid’atlerdendir. Bu çeşit zikirleri ne Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) yapmış nede sahabesi yapmıştır. Sonradan çıkarılmış bid’atlerdendir.

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır:

من عمل عملا ليس عليه أمرنا فهو رد

“Kim bizim emretmediğimiz bir ameli işlerse o red edilir.” (Müslim)

Başka bir hadiste şöyle buyurur:

و شر الأمور محدثاتها و كل محدثة بدعة و كل بدعة ضلالة (و عند النسائي) و كل ضلالة في النار

“İşlerin kötüsü sonradan çıkarılan şeylerdir. Her sonradan ortaya çıkan şey bid’attir. Her bir bid’at sapkınlıktır.” (Müslim) Nesainin rivayetinde şu ziyade vardır “Her sapkınlık ateştedir.”

Sünnette göre zikir şu şekillerde yapılır:

Sessiz, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in meşru kıldığı lafızlarla yapılır. Kur’an-ı Kerim okumak zikir kapsamına girer. Şer’i ilimler öğrenmek sohbet ve derslere katılmak zikirden sayılmıştır.

Allah’a hamd ve Rasûlü Muhammed’e salât ve selam olsun. Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd etmektir.

8 Ağu, 2017 Musa Ebu Cafer
Etiketler: Zikir, Tasavvuf, Bidat